Gelişen Teknoloji Tasarım

Gelişen Teknoloji Tasarım

     Konumuz teknoloji olunca engin denizler, uçsuz bucaksız okyanuslar, devasa balinalar beliriverir hepimizin gözünde. Belirmese de en azından artık belirecektir; yani bu yazıyı okuduktan sonra. Pet şişe suyun kapağından, Iphone X’lere kadar, her şeyin içinde teknoloji var ve yine her meslek/ürün grubu kendi içinde payına düşen miktarda teknolojilerini geliştirmekte ve(bu son ve) bu asla durmamaktadır. Durursa ne olur peki? Durursa Mickey Mouse olur. Bu ne mi demek; anlatayım.

 

     Bakınız bu ilk peluş Mickey Mouse peluşu, sene 1930, korku filmi gibi, yani bugün buradan, olduğumuz yerden bakıldığında korku filmi gibi(bana göre öyle, gülümsediğine bakmayın şunun, şuna bakın şuna), ilk bakışta gülümseyerek bir “O ne be!”ler de gelebilir kabul, renklerdeki cansızlık, çizgiler ve tasarım.

 

     Bu da son peluş Mickey Mouse, bugünler, şu sevimliliğe bakın, gözlere, yanaklara, kulaklardaki simetriye, yüzdeki çizgilere, ağzının içine, şortundaki beyaz düğmelere ve işte tasarımına. Teknolojisi gelişmiş tasarım araçları sayesinde bugün bu Mickey Mouse’u seviyorsak, sarılıp uyuyorsak bunda insanoğlunun durmak tükenmek bilmeyen gelişme arzusu yatmaktadır.

 

 

     Fakat burada ”Gelişen Teknoloji”de dikkat etmemiz gereken en önemli şey sahip olduğumuz şeyleri sırf olsun diye sahiplenmemek. İşlevselliği öncelikli hale getirmek. Biraz açacak olursam bir telefonunu 7’sinin ardından 8’inin çıkması ve senin de gidip hemen o 8’i alman. Diğer taraftan tasarımı ele alacak olursak burada da devreye “Sen nasıl isterdin?” sorusu geliyor, yine son kullanıcı dilediği kadar özgür, istediği ürünü, istediği şekilde modifiye edip görsellik katıyor ve kendi istekleri doğrultusunda ürününü temin ediyor. Bir insanın kendi tasarladığı şeyi ürün olarak eline alabilmesi kadar güzel bişey yok. Bu duyguyu tatmanız dileği ile.

     Gelişmekte olan teknolojiye direnmeyeceğiz, ihtiyaçlarımız doğrultusunda ona yön vereceğiz. Hayata katılıp dahil olacağız. Aksi taktirde başa dönecek olursak elimizdeki korku filminden fırlamış bir Mickey Mouse’dan başka bir şey olmayacaktı.

Aydın EVLİN

Beni okudunuz

Teşekkürler